Vatana ihanet

vatana ihanet suçu

Vatana ihanet suçu
İhanet kavramı insan topluluklarının oluşumundan itibaren varlığını sürdüren bir kavramdır. İlkel formunu, insanların ilk olarak aile çerçevesinde örgütlenmesiyle pater familias’a karşı işlenen suç şeklinde bulguladığımız bu kavram, devletlerin güçlenmesiyle devlete ve devlet başkanına karşı işlenen suç yani vatana ihanet olarak karşımıza çıkmıştır. Bununla birlikte güven ilişkisi ve sadakati onun antropolojik boyutu olarak da değerlendirebileceğimiz bir tarihi birikim söz konusudur.

Günümüzde çoğu devletin anayasasında ya da ceza kanununda vatana ihanet yer almaktadır. Fakat tüm zamanlarda ve mekanlarda geçerli olacak bir tanım vermek mümkün değildir. Zira bu kavram dönemin siyasal ve toplumsal koşulları, özellikle egemenlik kavramı ile değişim geçirmektedir. Bu nedenle çalışmamızda, Türk hukuku ve siyaset literatüründe de sıklıkla zikredilen bu kavramın günümüz devletlerinde ne şekilde yorumlandığından ziyade, kavramın nasıl ortaya çıktığına odaklanılmıştır.

Tarihsel inceleme kapsamında yabancı literatürdeki genel inceleme anlayışı esas alınarak öncelikle Roma, sırasıyla Cermen ile İngiliz hukuku ve en son da Türk hukukunda vatana ihanetin gelişimini ortaya koyduğumuz çalışmamızda dikkate şayan husus, kavramın her dört hukuk alanında kendi içerisinde de zamanla farklılık gösterdiğidir. Söz gelimi, tarihsel süreçte İngiltere’de çok sayıda vatana ihanet kanunu kabul edilmiş ve kimi zaman tehlike arz etmeyecek fiiller bu suç kapsamına alınmıştır. Fakat sonuç olarak belirtilmesi gerekir ki farklı zamanlarda değişik fiillerden oluşan vatana ihanet, temel olarak kişinin kendi devlet başkanı veya devleti aleyhine işlenen suçlardır.

Vatana ihanet, vatan hainliği ya da hıyanet-i vataniye, meşrû egemenlik organını devirmeye veya otoritesini yıkmaya, bağlı olduğu devlete karşı savaşmaya veya düşmanla iş birliği etmeye yönelik eylemleri kapsayan suç türü. Tarih boyunca birçok hukuk sisteminde tüm suçların en büyüğü olarak değerlendirilmiş ve en şiddetli biçimlerde cezalandırılmıştır.

Farklı ülkelerde vatana ihanet
İngiltere’de vatana ihanet suçu 1351 tarihli Treason Act ile tanımlanmıştır. Bu yasaya göre hükümdarı veya eşini veya büyük oğlunu öldürmeye teşebbüs, veya hükümdarın eşine veya büyük kızına tecavüz, hükümdara karşı savaş açmak veya hükümdarın düşmanlarına fiilen yardımcı olmak high treason suçunu oluşturur. Bu yasa kapsamında en son 1946’da II. Dünya Savaşı’nda Alman propaganda servisinde çalışan İngiliz vatandaşı yargılanmış ve idam edilmiştir.

ABD’de vatana ihanet; ABD Anayasası’nın III.3 maddesi vatana ihanet suçunu “Amerika Birleşik Devletlerine karşı savaşmak veya savaşan düşmana katılarak ona yardım etmek” eylemi ile sınırlar. Suçun kendisi ve cezası US Code 18/2381 maddesinde tanımlanmıştır. ABD tarihi boyunca vatana ihanetten toplam 40 dolayında federal dava açılmış ve hemen hiç mahkûmiyet kararı alınmamıştır. 1952’den bu yana kullanılmayan vatana ihanet yasası 54 yıl aradan sonra ilk kez 2006’da El-Kaide üyesi olmakla suçlanan bir kişiye karşı kullanılmış, fakat yargılama gerçekleşmemiştir.

Fransa’da vatana ihanet ; Fransız hukukunda uzun süreden beri kullanımdan kalkmış olan haute trahison (vatana ihanet) suçu sadece 1875 tarihli Yüce Divan (Haute Cour de Justice) Yasası’nda, devlet başkanı veya bakanların vatana ihanetle suçlanması halinde izlenecek yöntem bağlamında korunmuştu. Bu yasa da 27 Şubat 2007’de yürürlükten kaldırıldı.

Almanya’da vatana ihanet ;Alman Ceza Kanunu’nın 81-83. maddeleri Hochverrat (vatana ihanet) suçunu düzenler. Bu maddelere göre, “Zor kullanarak Federal Alman Cumhuriyetini yıkmaya veya anayasa ile kurulu düzeni bozmaya teşebbüs etmek” vatana ihanet suçunu oluşturur ve 10 yıl ila müebbet hapisle cezalandırılır.

Türkiye’de suç ve ceza
Türkiye’de vatana ihanet suçu ilk kez TBMM’de 29 Nisan 1920’de çıkarılan 2 numaralı Hıyanet-i Vataniye Kanunu ile düzenlenmiştir. Bu kanun uyarınca, “Büyük Millet Meclisi’nin meşruiyetine isyana yönelik sözlü -yazılı veya eylemli muhalefet ve fesatlıkta bulunanlar vatan haini sayılır.” (Madde 1) “Fiilen vatan hainliğinde bulunanlar asılarak idam edilir.” (Madde 2) “Vaiz ve hitabet suretiyle alenen ve çeşitli zeminlerde söz ve hareketleriyle vatan hainliği cürmüne tahrik ve teşvik edenlerle işbu tahrik ve teşviki yazı ve resimlerle yayanlar geçici küreğe konulurlar.” (Madde 3) “Vatana ihanet sanıklarının yargılanması en çok 24 gün içinde karara bağlanır (Madde 7) ve temyiz edilemez.” (Madde 8)

TBMM’de çıkarılan ikinci kanun olan Hıyanet-i Vataniye Kanunu, İttihat ve Terakki hükümetince 1. Dünya Savaşı sırasında çıkarılan Hıyanet-i Askeriye Kanunu’ndan esinlenmiştir. Belirgin amaç, o aşamada henüz otoritesi ve meşrutiyeti tartışmalı olan TBMM’ye yönelik muhtemel direnişleri kırmaktır. Bu kanunu daha iyi uygulamak için 29 Ekim 1920’de kurulan İstiklal Mahkemeleri, 1923’e kadar olan dönemde 1000 ila 1500 arası idam kararı vermiştir.

15 Nisan 1923’te çıkarılan 335 sayılı kanunla, saltanatın ilgasına ilişkin kanuna ve TBMM’nin meşruiyetine yayın yoluyla muhalefet etmek vatana ihanet kapsamına alınmıştır.

25 Şubat 1925’te Hıyanet-i Vataniye Kanunu’na eklenen bir madde ile “dini ve mukaddesatı siyasi amaçlara esas ve alet etmek maksadıyla cemiyet kuranlar” da vatan hainliği kapsamına alınmış ve idamla cezalandırılmıştır.

2 sayılı Hıyanet-i Vataniye Kanunu 12 Nisan 1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu düzenlemesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Günümüz Türk Ceza Hukuku’nda vatana ihanet suçu tanımlanmamıştır. Ancak; Türk Ceza Kanunu’nun Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, düşmanla işbirliği yapmak, devlete karşı savaşa tahrik, temel milli yararlara karşı hareket, askeri tesisleri tahrip ve düşman askeri hareketleri yararına anlaşma, düşman devlete maddi ve mali yardım konularını işleyen 302-308. maddeleri, geleneksel olarak vatana ihanet kapsamına giren suçları içerir. Cumhurbaşkanının yargılanabileceği tek suçtur.

Türkiye’de Cumhurbaşkanının yargılanabileceği tek suçtur.
Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır. Anayasa, m.105/3

TCK’da “vatana ihanet” diye bir suçun bulunmaması vatana ihanetin suç olmadığını göstermez. Cumhurbaşkanı gibi adında da açıkça belli edilen cumhuriyetin başkanının vatana ihanet etmesi durumunda gerekli işlemler yapılacaktır. Bu duruma örnek göstermek istersek de en basitiyle TCK’nın üçüncü bölümündeki suçları yani “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar”ı örnek gösterilebilir.

Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar başlıcaları;
✓ Devletin egemenlik alametlerini aşağılama
✓ Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama
✓ Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
✓ Düşmanla işbirliği yapmak
✓ Devlete karşı savaşa tahrik
✓ Temel millî yararlara karşı hareket
✓ Yabancı devlet aleyhine asker toplama
✓ Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma
✓ Düşman devlete maddî ve malî yardım
✓ Anayasayı ihlâl
✓ Yasama organına karşı suç
✓ Hükûmete karşı suç
✓ Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan
✓ Suç için anlaşma
✓ Askerî komutanlıkların gasbı
✓ Halkı askerlikten soğutma
✓ Askerleri itaatsizliğe teşvik
✓ Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
✓ Savaşta yalan haber yayma
✓ Seferberlikle ilgili görevin ihmali
✓ Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
✓ Siyasal veya askerî casusluk
✓ Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama
✓ Gizli kalması gereken bilgileri açıklama
✓ Uluslararası casusluk
✓ Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik
✓ Yasaklanan bilgileri temin
✓ Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini
✓ Yasaklanan bilgileri açıklama
✓ Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama
✓ Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurmadır.

(Toplam 64 defa izlendi, bugün 1 kere görüldü)

ilgili konular

Leave a Comment